TARİH - AHÎLİK TEŞKİLÂTI
İbn-i Batuta, Ahîlerden söz ederken diyor ki:
"Bunlar, Anadolu’ya yerleşmiş bulunan Türkmenler’in yaşadıkları her yerde, şehir, kasaba ve köylerde bulunmaktadır.
Memleketlerine gelen yabancıları karşılama, onlarla ilgilenme, yiyeceklerini, içeceklerini, yatacaklarını sağlama, ihtiyaçlarını giderme, onları edebsizlerin ellerinden kurtarma gibi hususlarda yardım ederlerdi. Bu teşkilâtın eş ve örneklerine dünyanın hiç bir yerinde rastlamak mümkün değildir.
Denizli Ahîlerini şöyle anlatıyor:
"Şehre girdiğimiz sırada, çarşıdan geçerken dükkânlardan çıkan birtakım insanların hayvanlarımızı çevirerek, yularlarını asıldıklarını gördük. Bir başka grubun ise bunları durdurarak onlarla çekişmeye başladıklarını müşâhede ettik.
Bizimle ilk karşılaşanlar Ahî Sinan’ın yoldaşları... Sonradan gelenler ise Ahî Duman’ın kardeşleri imiş... Her iki taraf da bizim kendi yanlarında misâfir olmamızı istiyorlar. Çekişmelerinin sebebi bu...
Sonra işi kura çekmek suretiyle hâl yoluna giderek, sulh oldular.
Kurayı Ahî Sinan taraftarları kazandı. Ahî Sinan bunu duyunca yoldaşlarıyla birlikte bizi alıp tekkesine götürdü.
Bize derhal yiyecekler getirdiler. Dinlendikten sonra Ahî Sinan hepimizi hamama götürdü.
Hamamdan çıkınca bunlar tekrar büyük bir sofra kurdular. Çeşitli meyveler, tatlılar ikram ettiler. Yemekten sonra, önce Kur’ân-ı Kerîm okundu, ondan sonra zikir fikir faslı başladı..."
Erkek : Ramazan - Kız : Nurdan - Yemek : Paça Çorbası, Yaprak sarması, Yoğurt, Kavun
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE