ŞİİR - HANCI İLE HASBİHÂL
| Ne gurbette gezdim, ne de yoruldum, |
| Ne derdimi söyledim, ne de soruldum, |
| Sırrımı derecek tek seni buldum. |
| Ben kendi yurdumda garibim hancı, |
| Sana anlatacak dertler çok bende, |
| Güllerim derildi taze gülşende, |
| Artık karanlıktan bahsetme sen de, |
| Ezelden bu zulmet nasibim hancı. |
| Sana öz yurdumdan kopup koşmuşum, Sil göz yaşlarını ben de coşmuşum, |
| Kadehi doldurma zaten sarhoşum, |
| Ben hicran meyini içmişim hancı. |
| Yalnız gurbet gezen değildir dertli, |
| Garipler sılaya varmakla ümitli, |
| Bana her ümidin kapısı kilitli, |
| Kader elbisemi biçmişim hancı. |
| Ne kadar anlatsam yine ruhum boş, |
| Vazgeç benden hancı gariplere koş, |
| Teselli yok bana bırak başı boş, |
| Ben kendi yolumu seçmişim hancı. |
| Nesrin Erbil-Kerkük |
DÜNKÜ CEVAP
Filozof: “Beni asarak öldüreceksiniz.” dedi.
Şimdi onu asmaya götürse filozof doğru söylemiş oluyordu. O zaman asılması değil başının kesilmesi gerekiyordu. Yok eğer başını kesmeye götürse, o zaman yalan söylemiş oluyordu ki, asılması gerekirdi. Böylece filozof kurtuldu.
Erkek : Cevdet - Kız : Mihriban - Yemek : Paça Çorbası, Taze fasulye, Kabak tatlısı
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE