ŞİİR - YOLLARIN SONU
Bilir misin hancı bugüne kadar,
Hanından kaç yolcu çıktı bu yola?
Sıladan gurbete giden yolcular,
Kaç damla gözyaşı döktü bu yola?
Getirmeden bu yolların sonunu,
Kaç yolcu son durak yaptı hanını?
Kaç yolcu bu yolda verdi canını?
Ecel kaç yolcuyu çekti bu yola?
Akar bir oluktan beş dağın karı,
Demişler adına Hasret Pınarı,
Şu mezarı gölgeleyen çınarı,
Kimin için kimler dikti bu yola?
Kaç âşık bu yolda zaman eritti?
Kaç yorgun hanında terin kuruttu?
Bu taşlı yol kaç çarığı çürüttü?
Kaç topuğun kanı aktı bu yola?
Yollar kıvrım, kıvrım dağlar sıralı,
Düşünürüm yollar beni yoralı,
Kaç ceylan iniyor böğrü yaralı,
Her gecenin seher vakti bu yola?
Ben bilmedim gitti n'olur sen söyle,
Bu yollar kararsız uzar mı böyle?
Yâr için iç çekip karşıki köyde,
Hangi göz kaç sene baktı bu yola?
Abdurrahim Karakoç
FIKRA - ÇAN ÇİN
Zengin bir Japon hastanede, yatmaktadır. Son sözü "Çan, çin, çun" dur.
Hind'li arkadaşı bu sözlerin, hazinesine giden şifre olduğunu düşünerek hemen bir tercümana gider. Tercüman bu sözlerin anlamını bir kağıda şöyle yazarak verir.
"Kabloya basıyorsun, boğuluyorum."
Sevim Yağcı-Sakarya
DÜNKÜ CEVAP
Erkek : Nihat - Kız : Latîfe - Yemek : Ciğer Yahni, Pul Böreği, Domates Salatası, Cacık
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE