TARİH - SÜRGÜN
Osmanlılar’da İhtisâb Ağalığı’nın tüketiciyi koruyabilmek için uyguladığı çeşitli cezalar arasında en etkililerinden biri “Merkebe ters bindirme” cezasıydı. Fatih Sultan Mehmed Hân döneminden geçen yüzyılın başına kadar yürürlükte kalan bu ceza, “hile”yi geniş ölçüde önlemişti.
Hile yapan kim yakalanırsa, bir merkebe ters bindirilir, elleri arkasından bağlanır ve çarşıda dolaştırılırdı. İhtisab Ağalığı’nın tellalı, her köşe başında merkebi durdurur, halka, o filanca efendinin kaç paraya tamah ederek neler yaptığını anlatırdı. Cezanın sona erişi çok daha ilgi çekiciydi. Tellal, ortaya bir lenger yoğurt koyar,
“Ey ahali, yüzü gayrı ak ola mı?” diye seslenir, etrafta toplananlar hep beraber; “Gayri ak ola!..” diye lengerden avuçladıkları yoğurdu adamın suratına çalarlardı. Esnafın en korktuğu şey, az da olsa teşhir cezâsıydı. Bu cezâ ancak, “ayakçı” esnafa verilirdi. Hileye ekâbirin adı karışmışsa, gözünün yaşına bakılmadan “sürgün” olurdu.
ZEKÂ BULMACASI - SEPETTEKİ YUMURTALAR
Bir köylünün, sepetindeki yumurtalarına çarpan ve kıran adam ödemek için yumurtaların sayısını sorar. Köylü yumurtalarının sayısını bilmemektedir. Ancak, 2,3,4,5 ve 6’lı gruplara ayrıldığında hep 1 yumurtanın arttığını, 7’li gruplara ayrıldığında ise hiç yumurtanın artmadığını söylemektedir.
Sepette en az kaç yumurta vardır? (Cevabı yarın)
Erkek : Sıtkı - Kız : Zehra - Yemek : Balık tava, Kabak dolması, Salata, Helva
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE