MANZUM MENKIBE - HİKMET
Abdullah bin Mübârek, Sehl’e ders okuturdu.
Feyz dolu ilimleri, kalbine akıtırdı.
Sehl, bir gün dedi ki: Hocam gelemem artık,
Senin câriyelerin, terbiyesiz yaratık,
Çıkıp dama, "Sehl gel!" diye bağırıyorlar,
Hiç utanmaları yok, beni çağırıyorlar.
Gece, İbni Mübârek, topladı talebeyi,
Dedi: Gidelim Sehl’e, görelim cenâzeyi.
Hocaları üzülüp onlara cevap verdi.
Benim câriyem yoktu, o kızlar hûrilerdi.
Sevinerek Sehl’i çağırdılar Cennete,
Siz de, ibretle bakın şu mübârek hikmete.
Feyz dolu ilimleri, kalbine akıtırdı.
Sehl, bir gün dedi ki: Hocam gelemem artık,
Senin câriyelerin, terbiyesiz yaratık,
Çıkıp dama, "Sehl gel!" diye bağırıyorlar,
Hiç utanmaları yok, beni çağırıyorlar.
Gece, İbni Mübârek, topladı talebeyi,
Dedi: Gidelim Sehl’e, görelim cenâzeyi.
Hocaları üzülüp onlara cevap verdi.
Benim câriyem yoktu, o kızlar hûrilerdi.
Sevinerek Sehl’i çağırdılar Cennete,
Siz de, ibretle bakın şu mübârek hikmete.
SAĞLIK - YANLIZLIK
Şehir hayatı ve teknolojideki hızlı değişimler, insanları topluma yabancılaştırdı. Bu da yalnızlık şeklinde kendini gösteren toplumdan kaçışı berâberinde getirdi.
Hızlı nüfus artışı, çarpık şehirleşme, teknolojideki gelişmeler içe dönük bir hayatın en önemli sebepleri oldu.
Aynı apartmanda oturdukları hâlde, yıllarca birbirine merhaba dememiş, sosyal ilişkilerden uzak, zamanlarının büyük bölümünü televizyon karşısında geçiren insanlar yetişti ve yalnızlık duygusu çağın hastalığı oldu.
Bilhassa, büyük şehirlerde yaşayan çok sayıda insanın toplumdan kaçtıkları görülmektedir.
Erkek : Naim - Kız : Nadire - Yemek : Haşlama et, Bulgur Pilavı, Salata, Cacık
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE