MANZUM MENKIBE - DUÂ
| Evliyâ-yı kirâmdan, Ubeydullah-ı Ahrâr, |
Çok duâ istemeği, etmişti âdet, şiâr.
|
| Her kimle, ne iş için, görüşseydi meselâ, |
Duâ talep etmeği, ihmal etmezdi aslâ.
|
| Buğday satın almıştı, bir gün de bir kimseden, |
Ayrılıp gitti sonra, bir duâ istemeden.
|
| Üç günlük bir mesâfe, gitmişti ki o fakat, |
Duâ almadığını, hâtırladı o saat.
|
| Dedi: Eyvâh, ben ondan duâ taleb etmedim, |
Onun duâsındaydı, belki de seâdetim.
|
| Üç günlük mesafeden, geriye döndü yine, |
| Geldi buğday aldığı o köylünün evine. |
| Onu görünce hemen dedi ki: Biraderim, |
Ben, gördüğüm herkesten duâ taleb ederim.
|
| Lâkin senin duânı unuttum istemeği, |
Yolda hâtırladım da bu yüzden döndüm geri.
|
| Köylü hayret içinde dedi: Yani şimdi sen, |
Yalnız bunun için mi geldin hiç üşenmeden?
|
| Evet, sırf bunun için geldim, dedi o hazret, |
Köylünün şaşkınlığı, fazlalaştı begâyet.
|
| Ellerini kaldırıp dedi ki: Yâ İlâhî, |
Aç bunun kalb gözünü, velî olsun bu dahî.
|
| Ânında kabul oldu, onun bu halis sözü, |
| Hâce Ubeydullah’ın, açıldı gönül gözü. |
Erkek : Mükremin - Kız : Câhide - Yemek : Un çorbası, Biber dolması, Salata, Baklava