Untitled Document

ŞİİR - TOPRAK

Ne ararsan toprakta var, 
Neyin vardır eş toprağa.
Varlığını sebil eyler
Yaz toprağa, kış toprağa.

Hakkını hiç yitirmedi.
Sürdün darlık getirmedi.
Ne ektin de, bitirmedi?
Altındaki boş toprağa?

Ar gününde var gününde 
Yakın dosttur, dar gününde.
Dört mevsimin her gününde;
Nefes nefes koş toprağa.
İçin umutlu mu olur?
Yemeğin etli mi olur?
Mer'alar otlu mu olur?
Geçirmezsen diş toprağa?

Gel ondaki nabzı dinle,
Yüz borç alır öder binle.
Günü gelir, her şeyinle,
Kabul eder, düş toprağa.

Koyun kuzu meleşince,
Yağmur yağar ince ince.
Adı, Türkiye'leşince,
Kurban olur baş toprağa.
Halil Soyuer

HİKMET - BİR KESE İNCİ

Basra cevahircilerinin toplantısında birisi anlatıyordu:

"Bir zaman çölde yolumu kaybetmiştim. Yanımda yiyecek bir şey kalmamıştı. Hayattan ümidimi kestiğim sırada inci dolu bir kese buldum. Bunu, kavrulmuş buğday sandığım andaki zevki ve sevinci, inci olduğunu öğrenince de duyduğum acıyı ve ye'si hiç unutamam.
Kuru çöllerde, kumların ortasında susuzun ağzında inci olmuş, sedef olmuş, ne çıkar? Azıksız adamda ha altın bulunmuş, ha saksı kırığı!.."  

Sa'dî-i Şîrâzî 'den.

DÜNKÜ CEVAP

1-Portakal 2-Koyun 3-Yıldız 4-Rüzgâr 5-Ay



Erkek : Serdar - Kız : Semra  - Yemek : Patlıcan oturtma, Pirinç pilavı, Salata



Featured Image 01