HATIRA - BABAM ADNAN MENDERES
Rahmetli babam Allah korkusu ve millet sevgisiyle yaşardı. Adnan Menderes milletiyle bütünleşmiş bir liderdi. Kafasının içinde kabına sığmayan bir Türkiye vardı.
Haksızlıkları sevmez, adam kayırma veya farklı muâmeleye çok kızardı. Büyük ideallerin ve hedeflerin insanıydı. Ufku çok genişti. Milletinde fâni olmuştu. Çok inançlıydı. Her sabah evden okuyarak, duâ ederek ayrılırdı. İnşaallah sözü olmadan konuşmazdı.
Son derece güçlü ve enerjik bir insandı. Başkasının derdi yüzüne aynen aksederdi. 1957'de Ankara'yı sel bastığında, felâketzedelere bizzat yardım ederken, kendisi sel sularına kapılmaktan son anda kurtarılmıştı. İnsanların sıkıntı ve üzüntü çekmesini kat'iyen istemeyen bir ruh hâletine sâhipti.
Öfkesi aynen "mart karı" gibiydi. Kat'iyen kin tutmayan, kızsa bile bir iki dakîka sonra herşeyi unutan, onu telâfi etmek için özürler dileyen, yollar arayan bir insandı. Öfkeli hâlinde bile ağzından incitici, kırıcı bir söz çıktığı görülmemiştir. Küfür, kötü söz söylediği, kendi emsâlinin altındakilere kızdığı, yanında çalışanları kırdığı hiç vâki olmamıştır. Mütevâzi idi ve son derece duygusaldı. Mantıksız, muhâkemesiz iş yapmaz, haksızlıkları sevmezdi. Îmân, inanç, Allah korkusu, edep, milleti sevmek ve onu büyük bilmek, insanlara hizmet en bâriz vasıflarıydı."
Aydın Menderes
FIKRA - ATEŞ
Doktor hastaları kontrol ediyordu:
-Nasılsın? Sancın var mı?
-Nasılsın? Kaşıntın geçti mi?
-Nasılsın? Çarpıntın azaldı mı?
O gün yeni gelen hastanın dosyasına bakıp sordu:
-Nasılsın? Ateşin var mı? Hasta, zorlukla yerinden doğrularak çakmağını çaktı:
-Buyurun doktor bey!..
Erkek : Masum - Kız : Sevda - Yemek : Etli Türlü, Bulgur Pilavı, Salata, Ayran
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE