Untitled Document

MANZUM MENKIBE - NİÇİN SEVİNİYORMUŞ

Gelince Sultan Mehmed, İstanbul’un fethine,
Sordu fethin vaktini, Hoca Akşemseddin'e.

O dahî buyurdu ki: Mayıs yirmidokuzu,
Olunca, şu mahalden başlatın taarruzu!

Fetihten sonra ona dediler: Efendim siz,
Fethin tam saatini nasıl bilebildiniz?

Buyurdu ki: Kardeşim Hızır aleyhisselâm,
İle ta'yin etmiştik, ikimiz birlikte tam.

Ve gördüm ki kendisi, yine fetih gününde,
Hazır bulunuyordu ordumuzun önünde.
Fâtih Sultan Mehmed Hân, fetihten sonra bir gün,
Gitti ziyâretine bu islâm büyüğünün.
Hocası olurdu ki bu velî, Onun fakat,
Girince, kendisine, etmedi hiç iltifat.

Sonra sevdiklerinden birine anlatarak,
Dedi: Bunun hikmeti, nedir ki ettim merak?

O da Akşemseddin’e arz edip vaziyeti,
Ondan suâl etti ki: Nedir bunun hikmeti?

O dahî buyurdu ki: Bu gün elhamdülillah,
Ona, feth-i mübîni müyesser kıldı Allah.

Eski pâdişahlara olmayan işbu devlet,
Ona nasîb olmuştur, bu çok büyük bir ni'met.

İşte, bu sebep ile, kendisinde muhtemel,
Olacak bir gurûr'a, böylece oldum engel.


Erkek : Ahmed - Kız : Şeymâ - Yemek : Sebzeli Çorba, Yoğurtlu bakla, Mantı, Aşure



Featured Image 01