SOHBET - KÂBE'Yİ ALTINDAN YAPALIM
Padişah Sultan I. Ahmed Hân, Osmanlı pâyitahtında, kendi adını taşıyan dünyaca ünlü muhteşem câminin temellerini atmadan önce, Harem-i Şerîf’i yenilemeyi arzu etmişti. Bu sebeple de Sultanahmed Câmiî’nin inşaatı devam ederken, önce Harem-i Şerîf yenilenmişti.
Genç Padişah, Beytullah’ı yenilemeden, İstanbul’da kendi adına bir câmi yaptırmaktan bile hayâ ediyordu. Eğer Şeyh-ül-islâm engel olmasaydı, Beytullah’ın bir taşını altından, bir taşını gümüşten olmak üzere yeni baştan yaptırmayı arzuluyordu. Kararı kesindi. Fakat, devrin Şeyhülislâmı Sadeddin Efendi Zade Mehmed Efendi: “Padişahım, eğer Allah isteseydi Kâbeyi yakuttan yapardı.” diyerek, onu fikrinden vazgeçirdi.
1609 yılında önce Kâbe örtüleri yenilendi. Bu tarihe kadar Kâbe örtüleri Kahire’de dokunup gönderiliyordu. 1609 yılından itibaren Kâbe örtüleri İstanbul’dan gönderilmeye başlandı. Birinci Dünya Savaşı’na kadar da devam etti.
İstanbul’dan gönderilen ilk örtü, 1060 arşın kumaştan yapılmış ve 48 bin dirhem ipekle işlenmişti. Aynı yıllarda Ravda-i Mutahhara örtüleri de, İstanbul’dan gönderilmeye başlandı.
FIKRA - ESAS SUÇLU
Ahmed arkadaşına bağırır:
-Şu kalemin haline bak! Berbat etmişsin! Bilseydim vermezdim. Zaten suç, kalemi sana verende.
-Madem suç sende ise, bana ne diye öyle bağırıyorsun?
Erkek : Beyazıd - Kız : Hamiyet - Yemek : Ezogelin çorbası, Güveç, Börek, Komposto
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE