Untitled Document

MANZUM MENKIBE - SENİN OĞLUN

Alî Râmitenî ki, büyük âlim ve velî,
Sohbetiyle herkese, oldu çok fâideli.

Şöyle nakledilir ki; Bu zâtın zamanında,
Sâlih bir kimse vardı, Seyyid Atâ adında.

Kendisi ona karşı, şânına yakışmayan,
Bir davranış içinde, bulunmuştu bir zaman.

Bir oğlu var idi ki, haydutlar aldı esir,
Seyyid Atâ bu hâle, oldu çok müteessir.

Kendine bu belânın, nereden geldiğini,
Yakînen anlıyarak, ayıpladı kendini.

Özür dilemek için, bu büyük evliyadan,
Büyükçe bir ziyâfet, tertip etti o zaman.
Hep gelmişler idi ki, sâir davetlileri,
Alî Râmitenî de, teşrif etti içeri.

O zaman Seyyid Atâ, konuştu gâyet veciz,
Dedi: Ey dâvetliler, hoş geldiniz hepiniz.

Yemeğe, ilk evvelâ, başlamadan pirimiz,
El uzatmamalıyız, yemeğe hiç birimiz.

O büyük bir edeble, böyle söylediğinde,
Henüz başlamamıştı, Alî Râmitenî de.

Kalbinde ona karşı, duydu sevgi, merhamet,
Şefkatle ona dönüp, buyurdu ki nihâyet:

Ey Seyyid, senin oğlun, gelmedikçe buraya,
Ben de uzatmıyorum, elimi bir lokmaya.

Henüz bitmemişti ki, işbu temennîleri,
Seyyid Atâ’nın oğlu, giriverdi içeri.


Erkek : Sedat - Kız : Saadet - Yemek : Domates Çorbası, Ciğer ızgara, Yoğurt, Helva



Featured Image 01