Untitled Document

ŞİİR - MÜBÂREK RAMAZAN

Arınmış gönüller, durdu secdeye,
İndi kuşlar, gökyüzünden müjdeye,
Bu sabâh hüzzâmdan okundu ezân.
Aksetdi, ilâhî sesler derinden,

Bir bitmez bereket, berâberinden,
Yurda, burcu burcu geldi Ramazân.
Gözler kilit vurur, uykusuzluğa,
Çeşmeler yetişmez, bu susuzluğa,

Bu o gündür, dermân bulunur derde.
Bugün artık, bütün şüpheler yalân,
Bu o gündür, şavkır cân evinde cân,
Bugün mahyâ benim, minârelerde.
Tertemiz, dolaşsam hangi mâbedi,
Melekler kıskanır bu ibâdeti,
Düşler kubbelerde, kucak kucakdır.
Bana madde kadar, mânâ da lâzım,

Gürül gürül, Kur'ân oku hâfızım,
Bu aşk, içerimde salkım saçakdır.
Sular, gümüş gümüş akar sebîlden,
Ay aydın, âyetler süzülür dilden,

Hakkın avuçlara sığmaz nasîbi.
Cümle seâdetler, gelir yakına,
Peygamberler peygamberi aşkına,
Doğruluk ver kullarına, Yâ Râbbî!..
Feyzi Halıcı

FIKRA - MAALESEF

Sarhoşun biri gece yarısından sonra lokantaya girip, garsona sorar:

-Yemek var mı?
-Maalesef.
-Getir bakalım ondan.

Sarhoşun lâf anlamayacağını bilen garson, mutfaktaki karpuz kabuklarını ince ince doğrayıp bir tabakla getirir. Sarhoş da iştahla yer ve der ki:
-Maalesef çok güzelmiş bir porsiyon daha.

Garson bu sefer de  kavun kabuklarını doğrayıp getirir. Bunu da yiyen sarhoş yüzünü buruşturarak der ki:
-Beni kandıramazsın. Bu maalesef önceki maaleseften değil.



Erkek : Recep - Kız : Zeeynep - Yemek : Türlü, Pirinç pilavı, İrmik Helvası



Featured Image 01