SOHBET - İMAM-I A'ZAM
İmam-ı A'zam hazretleri genç yaşta iken bir gün bir dehrî (inkarcı) ile münazara yaptı. Dehrî İmamı görünce hakaret etmeye başladı. İmam dedi ki:
-Hakâreti bırak, söyleyeceğini söyle!
Dehrî şöyle bir soru sordu:
-Var olan şeyin başlangıcı ve sonu olmamak mümkün müdür?
-Sen sayıları bilir misin?
-Evet bilirim.
-Birden önce hangi sayı vardır?
-Birden önce bir şey yoktur.
-Mecâzî olan bir sayısından önce bir şey olmayınca, hakîkî bir olandan önce nasıl bir şey olabilir?
Bu söz üzerine dehrî başka sorular sormaya başladı:
-Hakîkî bir olanın yüzü hangi taraftadır? Çünkü her şey sağ, sol, ön, arka, üst, alt yönlerinden bir yerde bulunur?
-Mum yanınca, ışığı ne taraftadır?
-Mumun ışığı her tarafta aynıdır.
-Mecâzî olan bir ışık böyle olursa, ebedî olup, eni boyu olmayan, göklerin ve yerlerin nûru olanın hâli nasıl olur?
Dehrî cevap veremedi. Dedi ki:
-Her var olanın muhakkak bir yeri vardır. O'nun yeri neresidir?
İmâm-ı A'zam Ebû Hanîfe hazretleri biraz süt getirtip sordu:
-Bu sütte yağ var mıdır?
-Evet vardır.
-Yağ bu sütün neresindedir?
-Hiçbir yerine mahsûs değildir?
-Yok olanın bir hâli böyle olursa, göklerin ve yerlerin yaratıcısı dâimî ve ebedî olanın hâli niçin böyle olmasın?
Dehrî yine cevap veremedi. Dedi ki:
-Şimdi O ne iş yapmakla meşgûldür?
-Sen bana bütün suâlleri kürsüden sordun. Şimdi sen oradan in! Ben çıkayım ve oradan cevap vereyim.
Dehrî kürsüden inerken, Ebû Hanîfe kürsüye çıktı ve şöyle buyurdu:
-Şimdi, Allahü teâlâ senin gibi bir dehrîyi kürsüden indirip benim gibi bir müslümanı kürsüye yükseltti.
Erkek : Sadi - Kız : Şükriye - Yemek : Sütlü çorba, Yaprak sarması, Yoğurt, Havuç Rendesi
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE