Untitled Document

MANZUM MENKIBE - ALTIN TUTAN BALIKLAR

Evliyânın büyüğü, olan Zünnûn-i Mısrî,
Allahü teâlânın, aşkıyle yanan biri.

Gemiyle yolculuğa, çıkmış idi bir ara,
Bir yolcu, cüzdanını, kaptırdı hırsızlara.

Gemide bulunanlar, Zünnûn hazretlerine,
Dediler ki: Sen aldın, çıkar ver sahibine.

Ne kadar ben almadım, dediyse de onlara,
Ma'rûz kaldı yine de, çok ağır ithâmlara.

Başlıyacaklardı ki, işkenceye, dövmeye,
O başladı Allaha, kalbden duâ etmeye:
Yâ Rabbî, senden gayri, kapı yok yalvaracak,
Suçum olmadığını, sen biliyorsun ancak.

O, kalbinden gizlice, böyle duâ edince,
Bir anda suyun yüzü, balık doldu bir nice.

Birer altın vardı ki, ağzında her birinin,
Sanki yarışırlardı, Zünnûn'a vermek için.

Alıp verdi onlara, birinden tek altını,
Şaşkına çevirmişti, bu hâl gemi halkını.

Onlar bunu görünce, geldiler hep insâfa,
İşkence eylemekten, vaz geçtiler bu defâ.

Balıklar böyle yardım, edince bu velîye,
Ona "Zünnûn" dediler, "Balık sâhibi" diye. 


Erkek : Necati - Kız : Nadide - Yemek : Mercimek Çorbası, Kereviz, Şehriyeli Pilav, Revani



Featured Image 01