MAKALE - GENÇLERİMİZ
Son 20-25 yıldan bu yana çocuklar aman özgür olsunlar, aman birşeyden mahrum kalmasınlar, baskı hissetmesinler diyerek bencilliğe, sevgisizliğe, zahmetsiz elde edilmiş bolluğa itildiler. Alabildiğine hoşgörüyle, anlayışla yetiştirilen bu çocuklara paraysa para, arabaysa araba, ne istedilerse verildi. Çocuklar rahata, kolaylığa, paraya, bolluğa alıştılar. Bu yüzden saygı, acıma, koruma, yardım duyguları gelişemedi. Çünkü çocukluklarından beri girip çıktıkları imtihanları kazanmanın mükâfatı olarak durmadan almaya alışmışlar, vermeyi öğrenmemişlerdi. Sâdece üstünlük duygusu, gurur, büyüğü hiçe saymak, yaşlıyı alaya almak... gibi bizim neslin bağışlayamayacağı davranış şekilleri eklendi. Bunların test imtihanları kadar başarılı oldukları bir başka şey de sloganlarla yaşamak, sloganlarla konuşmak... Doldurma bilgiyle yetişen bu çocuklar; serâlarda sunî gübreyle, hormonlarla yetişmiş meyvalar gibi, renksiz, kokusuz, tatsız...
Demek ki, bu gençlere para pul, lüks, yüksek tahsil her türlü imkân verildi, fakat sevgi saygı, başkalarını düşünme ahlâkı, yardımlaşma, dayanışma duygusu verilemedi. Onlara koskoca bir bencilliği armağan eden âileler, şimdi çocukları tarafından bir tarafa itilme trajedisiyle karşı karşıyalar...
Sevinç ÇokumTürkiye Gazetesi
19.3.1992
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE