ŞİİR - GÜLLÜ ÇEŞME
| Sokağımızın içinde bir küçücük çeşme vardı. |
| Arkadaşımız idi o, biz oynarken hep bakardı. |
| Hiç bıkmazdı, şırıl şırıl yaz-kış demeden akardı. |
| Sokaktaki bu çeşmeyi bir ihtiyar yaptırmıştı. |
| Oluğun etrafı, beyaz mermer ile döşenmişti. |
| Taşın üstü birkaç tane güzel gülle süslenmişti. |
| Koşar-oynar yorulurduk, varırdık çeşme başına. |
| Zincirli bir koca tastan su içerdik kana kana. |
| Serinlerdik, dinlenirdik yine başlardık oyuna. |
| Kocaman, demir elini bazı duvarlara vurdu. |
| Taşı, toprağı, enkazı birkaç kamyon doldurdu. |
| Yürüdü çeşmeye doğru, kaldırdı demir elini. |
| Küt diye vurdu yanından dağıttı mermerlerini. |
| Oluğu kırdı, yamulttu, parçaladı güllerini |
| Sular yayıldı sokağa, ben ağladım o ağladı. |
| Ayrılığın acısını ben anladım, o anladı. |
| Ama neden, neden, neden büyüklerim anlamadı? |
| Bir gün, bir koca makina sokağın başında durdu. |
Hasan Kallimci
DÜNKÜ CEVAP
6 En kötü ihtimalle ilk 5 bilye ayrı renkli çıkabilir. Altıncı bilye ise bu 5 renkten biri olur.
Erkek : Fatih - Kız : Fakihe - Yemek : Kış Türlüsü, Tepsi böreği, Ayran, Kavun
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE