TARİH - TÜRKLERİN TARİHİ
Nuh Aleyhisselâm'ın oğlu Yafes mü'min idi. Yafes ölünce Türk ismindeki oğlu onun yerine geçti. Bunun evladı çoğalarak bunlara Türk denildi. Bu Türkler ecdadı gibi mü'min, sabırlı, çalışkandı. Zamanla çoğalarak Asya'ya yayıldılar. Aradan uzun yıllar geçti. Başlarına zâlim hükümdarlar geçti. Türkün asaleti ile islamiyyetin şerefi bir araya gelmeden çok önce, Asurîler Türkistan'a girerek, Türkleri güneşe, yıldızlara tapınmağa alıştırdı. Bugün Sibirya'daki Yakut'lar hâlâ puta tapmaktadır. Dinden uzaklaşdıkça eski medeniyyet ve ahlâklarını da kaybetmişlerdir.
İslâm güneşi doğarak ilm, ahlâk ve her türlü fazilet ışıklarını dünyaya saçınca, Romalıların Asya'ya kadar yayılan sefahet ve ahlâksızlıkları ve Asya'yı, Afrika'yı kaplamış olan dinsizlik, câhillik ve vahşet altında yetişmiş diktatörler, sömürdükleri insanların İslamiyeti işitmelerine, anlamalarına mâni oldular. Bu engeller kılıç gücü ile ortadan kaldırıldı. Türk hakanları asaletleri ve uyanık olmaları sebebiyle İslamiyetin işitilmesine mâni olmadılar. O zamandaki Türklerin bulunduğu Seyhun ve Ceyhun nehirleri arasına Maveraünnehr denir. İki göl arasının güney kısmına Harizm denir. Bunun güneyine Türkmenistan, Aral gölünün kuzeyine Kazakistan, Maveraünnehrin güneyine Özbekistan, bunun doğusuna Tacikistan denir. Bu memleketlerin hepsine Türkistan denir. Buharayı 675'de Horasan valisi Saîd bin Osman ibni Affan, Semerkand'ı ve bütün Maveraünnehr'i 696'da Kuteybe feth etti. 19. yüzyıl sonunda Ruslar bütün Türkistanı istilâ etti.
(Buradaki Türk devletleri, SSCB'nin dağılmasıyla hürriyetlerine kavuşmuştur.)
(Seâdet-i Ebediyye, s: 404 )
Erkek : Muzaffer - Kız : Münevver - Yemek : Patlıcan musakka, Çeşitli kızartma, Kavun
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE