MANZUM MENKIBE - KOYUN
Behlül Dânâ Bağdat'ta, dolaşıp ara sıra,
Nasihat ediyordu, bir kısım insanlara.
Bu durumdan rahatsız, olan bazı kişiler,
Onu Harun Reşid'e, şikâyet eylediler.
Dediler ki: Behlül'e, söyleyin de ey sultan!
Yaptığımız işlere, karışmasın her zaman.
Bizim günahımızla, ne derdi var ki onun,
Hem kendi bacağından, asılmaz mı her koyun?
Çağırdı Harun Reşid, Behlül'ü sarayına,
Halkın şikâyetini, söyledi aynen ona.
O, terk etti sarayı, hiçbir cevap vermeden,
Ve birkaç "Koyun" alıp, onları kesti hemen.
Her sokağın başına, kestiği koyunları,
Kendi bacaklarından, asıverdi onları.
Rahatsız oldu herkes, bu kokudan nihayet,
Halk gidip halîfeye, eylediler şikâyet.
Harun Reşid, Behlül'ü, çağırıp sordu hemen,
O ise şöyle dedi, halîfeye cevaben:
"Kendi bacaklarından, astım ben her koyunu,
Ne için şikâyete, geldiler size bunu?
Anlatmak istedim ki, onlara ben bu hâlle,
Bir kötünün şerrini, çeker bütün mahalle."
Erkek : Sadullah - Kız : Beyza - Yemek : Yoğurt tirit, Tas kebabı, Salata
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE