Untitled Document

ŞİİR - SAKARYA TÜRKÜSÜ'NDEN

İnsan bu, su misâli, kıvrım kıvrım akar ya,
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya...

Her şey akar: Su, tarih, yıldız, insan ve fikir,
Oluklar çift: Birinden nur akar, birinden kir...

Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor, ne?
Kurşundan bir yük binmiş köpükten gövdesine...

Rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur;
Sırtına Sakarya'nın Türk tarihi vurulur.

Eyvah, eyvah Sakaryam, sana mı düştü bu yük?
Bu dâvâ hor, bu dâvâ öksüz, bu dâvâ büyük!..

Hani, Yunus Emre ki, kıyında geziyordu?
Hani, ardına çil çil kubbeler serpen ordu?
Nerede kardeşlerin cömert Nil, yeşil Tuna?
Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?..

Vicdân azâbına eş, kayna, kayna Sakarya,
Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!

Sakarya, saf çocuğu masum Anadolu'nun,
Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun!..

Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz;
Sen kıvrıl, ben gideyim, son Peygamber kılavuz!

Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya,
Yüz üstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya!

Necip Fazıl Kısakürek

 



Erkek : Hayreddin - Kız : Müzeyyen - Yemek : Sebze çorbası, Izgara balık, Salata, Helva



Featured Image 01