ŞİİR - SAKARYA TÜRKÜSÜ'NDEN
| İnsan bu, su misâli, kıvrım kıvrım akar ya, |
| Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya... |
| Her şey akar: Su, tarih, yıldız, insan ve fikir, |
| Oluklar çift: Birinden nur akar, birinden kir... |
| Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor, ne? |
| Kurşundan bir yük binmiş köpükten gövdesine... |
| Rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur; |
| Sırtına Sakarya'nın Türk tarihi vurulur. |
| Eyvah, eyvah Sakaryam, sana mı düştü bu yük? |
| Bu dâvâ hor, bu dâvâ öksüz, bu dâvâ büyük!.. |
| Hani, Yunus Emre ki, kıyında geziyordu? |
| Hani, ardına çil çil kubbeler serpen ordu? |
| Nerede kardeşlerin cömert Nil, yeşil Tuna? |
| Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?.. |
| Vicdân azâbına eş, kayna, kayna Sakarya, |
| Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya! |
| Sakarya, saf çocuğu masum Anadolu'nun, |
| Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun!.. |
| Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz; |
| Sen kıvrıl, ben gideyim, son Peygamber kılavuz! |
| Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya, |
| Yüz üstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya! |
| Necip Fazıl Kısakürek |
Erkek : Hayreddin - Kız : Müzeyyen - Yemek : Sebze çorbası, Izgara balık, Salata, Helva
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE