Untitled Document

MANZUM MENKIBE - UÇAN ÇOCUK

Mevlânâ tahsîl için, Konya'dan bir gün yine,
Şam'a gidiyordu ki, uğradı Nusaybin'e.

Hıristiyan papazlar, bir yere gelmişlerdi,
Acâyip  istidraclar, halka gösterirlerdi.

Gösteriş yapmak için, hazret-i Mevlânâ'ya,
Bir oğlan çocuğunu, uçurdular havaya.

Celaleddîn-i Rûmî, bir duâ etti o an,
Havada kala kalıp, düşmedi yere oğlan.

Çok uğraştılarsa da, papazların bir çoğu,
Hiç indiremediler, havadan o çocuğu.

Oğlan bağırırdı ki, Sizin yanınızdaki,
O zâtın duâsıyle, işbu hâl oldu vâki.
 
Ancak O'nun duâsı, kurtarır beni bundan,
Yoksa helâk olurum, yere düşüp buradan

Papazlar mecbur olup, O'na gelip bu kere,
Dediler: "Duâ et de, o çocuk insin yere.

Buyurdu ki: Hiç bir şey kurtarmaz o çocuğu,.
Kelime-i şehâdet, kurtarır yalnız O'nu.

Oğlan bunu duyunca, sevinip bu habere,
"Kelime-i şehadet", söyleyip indi yere.

Papazlar bunu görüp, hayrette kaldı hepsi
Ve insafa gelerek, Îmân etti cümlesi.


Erkek : Zahit - Kız : Zahide - Yemek : Sebzeli Çorba, Kuru fasulye, Bulgur Pilavı, Cacık



Featured Image 01