MANZUM MENKIBE - UÇAN ÇOCUK
| Mevlânâ tahsîl için, Konya'dan bir gün yine, |
| Şam'a gidiyordu ki, uğradı Nusaybin'e. |
| Hıristiyan papazlar, bir yere gelmişlerdi, |
| Acâyip istidraclar, halka gösterirlerdi. |
| Gösteriş yapmak için, hazret-i Mevlânâ'ya, |
| Bir oğlan çocuğunu, uçurdular havaya. |
| Celaleddîn-i Rûmî, bir duâ etti o an, |
| Havada kala kalıp, düşmedi yere oğlan. |
| Çok uğraştılarsa da, papazların bir çoğu, |
| Hiç indiremediler, havadan o çocuğu. |
| Oğlan bağırırdı ki, Sizin yanınızdaki, O zâtın duâsıyle, işbu hâl oldu vâki. |
| Ancak O'nun duâsı, kurtarır beni bundan, |
| Yoksa helâk olurum, yere düşüp buradan |
| Papazlar mecbur olup, O'na gelip bu kere, |
| Dediler: "Duâ et de, o çocuk insin yere. |
| Buyurdu ki: Hiç bir şey kurtarmaz o çocuğu,. |
| Kelime-i şehâdet, kurtarır yalnız O'nu. |
| Oğlan bunu duyunca, sevinip bu habere, |
| "Kelime-i şehadet", söyleyip indi yere. |
| Papazlar bunu görüp, hayrette kaldı hepsi |
| Ve insafa gelerek, Îmân etti cümlesi. |
Erkek : Zahit - Kız : Zahide - Yemek : Sebzeli Çorba, Kuru fasulye, Bulgur Pilavı, Cacık
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE