Untitled Document

MANZUM MENKIBE - ABDÜLHAKÎM ARVÂSÎ

Bir kişi duydu, onun, güzel vaz ettiğini,
Dinlemek arzû etti, gidip onun dersini.

Öğrenmek istediği, vardı ki meseleler,
Onları bir kağıda, yazdı hep birer birer.

Hepsi “On husus” idi, yazıp koydu cebine,
Ve geldi namaz vakti, Bâyezid câmiine.

Girip de oturunca, câminin gerisine,
Abdülhakîm Efendi, ara verdi dersine.

Buyurdu ki: “Bu dinde, var ki bazı hususlar,
Bazıları bunları, öğrenmek istiyorlar.

O dinî hususlardan, birincisi şöyledir,
Onun, dinimizdeki, cevabı da böyledir.

İkincisi şu olup, şöyledir cevabı da.”
Böyle izah etti hep, onların onunu da.

İşi hâllolmuş idi, böylece o kişinin,
Lâkin anlamamıştı, hikmetini bu işin.

On suâl daha yazıp, ertesi hafta yine,
Gelip oturuverdi, câminin bir yerine.

Abdülhakîm Efendi, onları da tek be tek,
Söyleyip cevapladı, uzun izah ederek.

Çıkarken buyurdu ki, yaklaşıp o kimseye;
“Şimdi vâkıf oldun mu, bu yirmi meseleye?”



Erkek : Abbas - Kız : Ayşenur - Yemek : Patates Çorbası, Tas kebabı, Makarna

Featured Image 01