MENKIBE - DÜNYA SEVGİSİ
İmâm-ı Âzam hazretleri, birgün talebelerine ders verirken, bir kimse gelip der ki:
- Efendim, ticaret için götürülen mallarınızın yüklü bulunduğu gemi batmış.
Bu haberi duyunca, biraz duraklayıp; “Elhamdülillah!” diye buyurur. Az sonra başka birisi de şu haberi getirir:
- Efendim, bir yanlışlık olmuş. O gemi, sizin mallarınızın bulunduğu gemi değilmiş.
Bir müddet düşünüp; “Elhamdülillah!” diye buyurur.
Talebelerinden biri merak edip, her iki habere de “Elhamdülillah!” demenin hikmetini suâl eder. Cevabında buyururlar ki:
- Batma haberi gelince, kalbimi yokladım. Baktım bir üzüntü yok. Haberin yanlış olduğunu duyunca yine kalbimi yokladım, bir sevinme alâmeti hissetmedim. Her ikisine de; “Elhamdülillah” demem, dünya malına kalbimde bir muhabbet olmadığını anladığım içindir.
DİLİMİZ - ÖZTÜRKÇE
"Yeğenlerim benim söylediklerimi anlıyamıyor. Halbuki, ben de Cumhuriyet devrinde doğdum. Dilimde öyle ağdalı, Osmanlıca kelimeler de yoktur. Görülüyor ki dilde arılaştırma, dilde fakirleşmeyi meydana getirmiştir. Türkçe on milyon kilometrekare üzerinde konuşulan bir dildir. Ve Dünya dilleri arasında, beşinci sırada bulunmaktadır.
Bize, öztürkçe diye sunulan kelimeleri, ben Orta Asya Türkçesi'nden alınmış kelimeler sanıyordum. Halbuki Özbekistan, Türkmenistan, Kazakistan, Kırgızistan devlet başkanlarını dinlediğim zaman gördüm ki, bizim dilimizden ayıkladığımız kelimeler, Orta Asya Türklerinin bugün de kullandıkları kelimelerdir!" Süleyman Demirel
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE