Untitled Document

ŞİİR - İSTANBUL

Bir yanda sessiz duâ, bir yanda şuh kahkaha,
Bir yanda kula kulluk, bir yanda da Allaha,
Sanmam koca dünyada, eşin bulunsun daha,

Ey İstanbul, İstanbul, senin iki yüzün var.
Bir yüzün güler iken, diğerinde hüzün var.

Örf, anane, gelenek yerle bir ahâlide,
Padişah, mezarında ürperir Lâleli'de,
Hayal tâcirlerine rağbet Bâb-ı Âli'de,

Bu gidiş hayra değil, kalbine taze kan bul.
Karanlığa yüz çevir güneşe dön İstanbul

Ne yazık ki, satılır olmuş insan maddeye,
Koyun kasapta satılık, kadın düşmüş caddeye,
Nasıl gelmez İstanbul, hırstan çatlar maddeye,

Rüzgâr batıdan esmiş, Fatih'in rûhu kayıp.
Ey İstanbul İstanbul, sana yeter bu ayıp.

Ey zaman!.. Zâlim zaman, geç saniye saniye
Teknik ilerlerken mânâda çöküş niye?
Çağırırken imâna, Fatih, Süleymaniye

Çevir yüzünü çevir, pisten, kirden, çamurdan.
Kıbleye dön İstanbul, feyz al ilahi nurdan.

Kadıköy'de günahlar sarılır kalın sise,
Çan çalarken Taksim'in göbeğinde kilise,   
Ayasofya susuyor bu ne garip iş ise,      

İsyanın yeri yoktur, Eyüp sabra çağırır.
Meşhur Zincirlikuyu gel der kabre çağırır.

Ahmet Mahir Pekşen

DÜNKÜ CEVAP

: Gazetenin 5. sayfadan önce ve 16. sayfadan sonra 4'er sayfası olacağından gazetenin  tamamı 20 sayfadır.



Erkek : Necâti - Kız : Nadide - Yemek : Mercimek Çorbası, Kereviz, Şehriyeli pilav, Revani



Featured Image 01