SOHBET - BALIK
Mâlik bin Dînâr hazretleri, bir defasında gemiye binmişti. Geminin hareketinden bir müddet sonra, gemici paraları toplamaya başladı. Mâlik bin Dînâr hazretlerine geldi. Fakat, cebine baktığında parasının olmadığını gördü. Gemiciye dedi ki:
- Yanımda hiç param yok. Dönüşte paranızı vereyim.
Gemici sözüne inanmadı. - Ben anlamam, paramı şimdi isterim.
Veremeyince de bayılıncaya kadar dövdüler. Sonra da denize atmak istediler. Denize atacakları vakit, bir çok balığın ağzında birer dinar para olduğu hâlde, başlarını uzattıklarını gördüler. Mâlik bin Dînâr hazretleri, iki balığın ağzından aldığı iki dinarı gemiciye ücret olarak verdi.
Bu hâli gören, yolcular ve gemiciler, bu zâtın evliyâdan biri olduğunu anlayıp yaptıklarına çok üzüldüler. Kendisinden özür dileyip, gemide istediği kadar kalabileceğini bildirdiler. Mâlik bin Dînâr hazretleri:
- Hepinize hakkımı helâl ediyorum, fakat artık aranızda kalamam, dedi. Sonra gemiden denize indi ve denizin üzerinde yürüyerek gitti. Bundan sonra, “Mâlik-i Dînâr” ismiyle anılmaya başladı.
Erkek : Bünyamin - Kız : Nurhayat - Yemek : Güveç Kebabı, Bulgur pilavı, Turşu, Hoşaf
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE