SOHBET - FARZ NAMAZIN ÖNEMİ
Farz ve vâcib olmayan ibâdetlere, nâfile ibâdet denir. Bütün fıkh kitablarında sünnetlerin de nâfile olduğu yazılıdır. İmâm-ı Muhammed Gazâlî hazretlerinin Dürret-ül fâhire kitabındaki hadîs-i şerîfte; "Allahü teâlâ, kazâya kalmış namaz borcu bulunan kimsenin nâfile namazını kabûl etmez.” buyuruldu.
Ahmed Câmî hazretlerinin Miftâh-un-necât kitabındaki hadîs-i şerîfte, "Yâ Ali, insanlar nâfile ile meşgûl oldukları zaman, sen farzları tamamlamağa çalış!” buyuruldu.
Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri Fütûh-ul gayb kitabı, 48. makâlede buyuruyor ki:
"Farz borcu varken sünnet ile meşgûl olmak ahmaklıktır. Farz borcu olanın sünnetleri kabûl olmaz. Kazâ borcu olanın sünnet kılması alacaklıya, borçlunun hediye götürmesine benzer ki, elbette kabûl olmaz. Mü’min bir tüccara benzer, farzlar onun sermâyesi, nâfileler ise kazancıdır. Sermâye kurtarılmadan kâr olmaz.”
Hazret-i Ali’nin rivâyet ettiği hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
"Üzerinde farz borcu olan kimse kazâsını kılmadan, nâfile kılarsa, boş yere zahmet çekmiş olur. Bu kimse kazâsını ödemedikçe, Allah, onun nâfile namâzlarını kabûl etmez.”
Erkek : Eyüp - Kız : Didem - Yemek : Mercimek çorbası, Kuru fasulye, Salata
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE