MANZUM MENKIBE - ZEYNEL ÂBİDİN ALİ
| Öyle yüksek idi ki, Zeynel Âbidin Ali, |
| Onun büyüklüğüne, şâhit idi her hâli. |
| Tâbiînden, on iki imamın dördüncüsü, |
| Hazret-i Ali’nin de, torunundan birisi. |
| Bir gün misâfirleri, gelmişti hânesine, |
| Yemek getirmek için, emretti kölesine. |
| Köle (Peki) dedi ve girdi, hemen içeri, |
| Doldurdu Bir tepsiye, çeşitli yemekleri. |
| Sofrayı çıkarırken, merdivenden yukarı, |
| Tepsi kayıp elinden, düşüverdi aşağı, |
| Merdivenin altında, bir çocuk duruyordu, |
| Hem de Zeynel Âbidin Ali’nin çocuğuydu. |
| Sofra düştü çocuğun, tam başı üzerine, |
| Vefât etti yavrucak, bu hâdise üstüne, |
| Çocuğun öldüğünü, öğrenince bu köle, |
| Çok üzüldü ve korktu, başladı titremeye. |
| Lâkin Zeynel Âbidin Ali hazretleri, |
| Şefkat ve merhametle, dolu idi kalbleri. |
| Buyurdu ki: (Hiç korkma affeyledim seni ben |
| Âzâd ettim hem seni, şu andan itibaren.) |
| Sonra da çocuğunun, techiz ve tekfiniyle, |
| Uğraşıp cenâzeyi, kaldırdı elleriyle. |
FIKRA - NASIL
Evi soyulan adam, karakola başvurmuştu.
Az sonra hırsız yakalandı. Adam komisere rica etti:
- Şu hırsızla konuşmak mümkün mü?
- Olur dedi, fakat hırsızla ne konuşabilirsin?
- Ona soracağım komiser bey. Gecenin saat ikisinde karımı uyandırmadan bizim eve nasıl girdi, bakalım? Çünkü ben giremiyorum.
Erkek : İrfan - Kız : Vildan - Yemek : Karışık kızartma, Peynirli Makarna, Yoğurt, Hoşaf
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE