MANZUM MENKIBE - BİLÂL-İ HABEŞİ
| Bilâl-i Habeşî’dir, sahâbe-i kirâmdan, |
Odur önce islâm’da ilk ezânı okuyan.
|
|
| Çok gür ve tesirliydi bu sahabînin sesi, |
Ezâna başlayınca, ağlatırdı herkesi.
|
|
| Vefat edince Resûl, okumadı hiç ezân. |
Zirâ onun kalbini, yakıyordu bu hicran.
|
|
| Medîne’de yaşamak, zor geldi ona gâyet, |
Sıddık’tan izin alıp, Şam’a gitti nihâyet.
|
|
| O bu üzüntü ile, geçirirken günleri, |
Gördü bir gün rü’yâda, Hazret-i Peygamberi.
|
|
| Bilâli görür görmez, buyurdular ki filhâl: |
| (Beni ziyâret için, gelmez misin ey Bilâl?) |
| Uyanıp, Mediîne’ye yola çıktı o günü, |
Ravdâ-i mübâreke, sürdü yüz ve gözünü.
|
|
| Resûlün torunlar’ı, Hasan ve Hüseyin de, |
Görmüşlerdi Bilâli, o ziyaret gününde.
|
|
| Boynuna sarılarak, ağladılar bir zaman, |
Dediler: (Okur musun, Medîne’de bir ezân?)
|
|
| Bir sabah ezânını, okuma esnâsında, |
Yayıldı dalga dalga, Medîne semâsında.
|
|
| Sanki Resûl tekrardan, dünyaya gelmiş gibi, |
Sevinip ağlaştılar, o sabah her sahâbî.
|
|
| Zor bitirdi ezânı, çok ağladığı için, |
| Bu, son ezânı oldu, Bilâl-i Habeşî’nin. |
Erkek : Sıtkı - Kız : Selma - Yemek : Kıymalı Pırasa, Yufkalı Makarna, Ayran, Muhallebi