MANZUM MENKIBE - HOCAM
| Ahmed Mekki Efendi, âlim ve evliyâdan, |
Din-i İslâm uğrunda, çalıştı hiç yılmadan.
|
|
| Bir terzisi var idi, Habil efendi diye, |
Bir elbise diktirdi, bu mübârek terziye.
|
|
| O son elbisesiymiş, meğerse mübâreğin, |
Terzi dedi: Efendim, güle güle giyinin!
|
|
| Buyurdu ki: Bakalım, bu elbiseyi giymek, |
Ne kadar nasip olur, ömrümüz kalmadı pek.
|
|
| Fakir de yanındaydım, işittim bunu bizzat, |
| Ondan sonra çok zaman geçmedi etti vefat. |
| Henüz vefât etmeden birkaç gün evvelinden, |
Bir banyo yapmasını söylediler evinden.
|
|
| Buyurdu ki: Banyoya lüzum yoktur bu sefer, |
Çünkü beni yakında, gasleder Ali Sezer.
|
|
| Ali Sezer adında var idi talebesi, |
En çok bunun olmuştu, ondan istifâdesi,
|
|
| Bu sözün üzerinden, bir hafta geçti zaman, |
Ahmed Mekki Efendi, göç etti bu dünyadan.
|
|
| Vefât ettiğinde, bazı büyük âlimler, |
Bu gün dinin direği yıkılmıştır, dediler.
|
| Abdüllatif Uyan |
BİLMECELER - 06091991
| 1-Alçacık dallıdır, |
| Yemesi tatlıdır. |
| 2-Bir küçük al yastık, |
| İçine biz un bastık. |
| 3-Derisi var, kanı yok, |
| Soluğu var, canı yok. |
| 4-Kapıları açar, |
| Kapatmadan kaçar. |
| CEVAPLAR: 1-Çilek, 2-İğde, 3-Körük, 4-Rüzgâr. |
| |
Erkek : Fahreddin - Kız : Nuran - Yemek : Sebze çorbası, Salçalı Kızartma, Makarna, Üzüm