MANZUM MENKIBE - SERT BAKMIŞTI GÜNEŞE
| Hazreti Ömer bir gün, hanesinin önünde, |
| Hırkasını yamardı, sıcak bir yaz gününde. |
| Güneşin harâreti, çok fazlaydı o günü, |
| Rahatsız etmiş idi, mübârek vücudunu. |
| Dönerek, sertçe baktı, o güneşe bir kere, |
| Güneşin sıcaklığı, azaldı birdenbire. |
| Öyle ki, bulut yokken, havada bir zerrecik, |
| Dünyayı bir karanlık, kapladı hemencecik. |
| O anda nâzil oldu, Cibrili emin yere, |
| Rabbinin şu emrini, getirdi Peygambere. |
| "Hak teâlâ buyurdu, ey şerefli Peygamber, |
| Güneşe bir defa da, şefkatla baksın Ömer: |
| Ona yumuşaklıkla, bakmazsa Ömer şâyet, |
| Güneşin sönen nûru, bir daha etmez avdet." |
| Çağırdı Resûlullah, huzuruna Ömer'i, |
| Söyledi kendisine, Haktan gelen bu emri, |
| "Peki, yâ Resûlullah", diyerek Ömer tekrar, |
| Güneşe şefkat ile, bir defa attı nazar. |
| Sıcaklık ve ziyâsı, geldi eski hâline, |
| Karanlıktan ışığa, kavuştu dünya yine. |
FIKRA - EBADINA GÖRE
Benzinciye gelen araba o kadar küçüktü ki, herkes ona şaştı. Sürücü içinden zorlukla başını uzatıp, rica etti:
Üç litre benzinle bir bardak yağ lütfen.
Pompacı sordu:
Lastiklere de üfüreyim mi?
Erkek : Seyfi - Kız : Safiye - Yemek : Soğan Çorbası, Etli Bezelye, Pilav, Lokma tatlısı
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE