Untitled Document

MENKIBE İSLÂM ÂLİMİ VE DÜNYÂ MALI

Emevi halifelerinden Süleyman bin Abdülmelik Medine’ye gelmişti, Ömer bin Abdülaziz ise orada vâli olarak bulunuyordu. Öğle vakti namazlar kılınınca, halife mihrâba yaslanıp cemaate döndü. Tanımadığı halde gözü, büyük âlimlerden Safvân bin Süleymi’ye ilişti. Kim olduğunu vâliye sorup öğrendikten sonra, hizmetçisini çaığırıp buyurdu ki:
-Git, içinde 50 dinar bulunan bir kese getir ve şu namaz kılan Safvân bin Süleymi’ye ver! Çoluk-çocuğunun ihtiyacını gidersin!
Hizmetçi gitti. Namazı bitirince, para kesesini vermek istedi. Bunun üzerine Safvân:
-Bir yanlışlık olmasın, dedi. Belki başka birine göndermiş olabilir?
Hizmetçi,yanlışlık olmadığını, Sultan’ın isim ve işaretle kendisini gösterdiğini söyledi. Fakat, Safvân tekrar dedi ki:
-Sen, bunu iyice bir öğren!
Öyle ise, sen şu keseyi tutuver! Ben sorup geleyim.
-Hayır, tutamam. Eğer tutarsam almış olurum. Sen kese ile git, araştır bakalım!
Hizmetçi gidince, Safvân hazretleri de Mescid-i Nebevi’den çıkıp gitti. Halife Medine’den ayrılıncaya kadar da hiç görünmedi.


MANZUM MENKİBE      İMÂM-I RABBÂNİ (II)
Kefene sarmak için, ona hizmet edenler,
Çözüp iki yanına , tekrar salıverdiler.

Velâkin akabinde, kaldırıp sağ elini,
Kavradı kuvvetlice, yine sol bileğini.

Ayırmak maksadıyle, uğraştılar ise de,
Ve lâkin birbirnden, ayrılmadı yine de.



- Yemek : Yoğurtlu Kebab, Bulgur pilavı, Portakal

Featured Image 01