Untitled Document

MANZUM MENKÎBE ............. YAKMAYAN ATEŞ

Muhyiddîn-i Arabî, zamanında bir kişi,
Felsefeyle îzâha, çalışırdı her işi.

Açık mu’cîzeleri, ederdi o hep inkâr,
Derdi ki: (Bu şeylere, câhiller inanırlar.)

Geldi bir gün bu kişi, Muhyiddîn Arabî’ye,
Mangal vardı odada, şöyle başladı söze:

(Ba’zı câhil insanlar, şuna inanırlarmış,
Nemrud Halîlullahı, ateş içine atmış,

Ve lâkin Halîlullah, yanmamış o ateşte,
Câhil inanır ancak, böyle hurâfelere.)

Muhyiddîn-i Arabî, üzüldü bu sözlerden,
Ona cevap olarak, kalkıp hemen yerinden,

Ateş dolu mangalı, alarak ellerine,
Boşalttı tamamını, sapığın eteğine.

Karıştırdı eliyle, hem de o ateşleri,
Sonra da avuç avuç, mangala döktü geri.

Peşinden buyurdu ki, Muhyiddîn-i Arabî:
(Sok sende şu ateşe, elini, benim gibi.)

O kişi bir elini, uzatınca ileri,
Ateşin şiddetinden, acele çekti geri.

Pişman oldu o kişi, önceki sözlerine,
Şehâdeti söyleyip, girdi islâm dînine.

ZEKA BULMACASI

 



- Yemek : Etli bamya, Humus, Turşu, Hoşaf

Featured Image 01