MANZUM MENKÎBE ............. YAKMAYAN ATEŞ
Muhyiddîn-i Arabî, zamanında bir kişi,
Felsefeyle îzâha, çalışırdı her işi.
Açık mu’cîzeleri, ederdi o hep inkâr,
Derdi ki: (Bu şeylere, câhiller inanırlar.)
Geldi bir gün bu kişi, Muhyiddîn Arabî’ye,
Mangal vardı odada, şöyle başladı söze:
(Ba’zı câhil insanlar, şuna inanırlarmış,
Nemrud Halîlullahı, ateş içine atmış,
Ve lâkin Halîlullah, yanmamış o ateşte,
Câhil inanır ancak, böyle hurâfelere.)
Muhyiddîn-i Arabî, üzüldü bu sözlerden,
Ona cevap olarak, kalkıp hemen yerinden,
Ateş dolu mangalı, alarak ellerine,
Boşalttı tamamını, sapığın eteğine.
Karıştırdı eliyle, hem de o ateşleri,
Sonra da avuç avuç, mangala döktü geri.
Peşinden buyurdu ki, Muhyiddîn-i Arabî:
(Sok sende şu ateşe, elini, benim gibi.)
O kişi bir elini, uzatınca ileri,
Ateşin şiddetinden, acele çekti geri.
Pişman oldu o kişi, önceki sözlerine,
Şehâdeti söyleyip, girdi islâm dînine.
ZEKA BULMACASI

Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE