SOHBET........................................ANA-BABA HAKKI
Ana-babaya iyilik etmek, onları zarardan ve sıkıntıdan korumak farzdır. Bir kimse, anasına ve babasına alçak gönüllü olarak, şefkat ve merhametle baksa, Allahü teâlâ da ona, rahmet nazarı ile bakar. Ana ve babasını râzı eden kimse için, Cennette iki kapı açılır.
Çok kimse, ana ve babasının hakkını ödeyecek zaman bulamaz. Onlara isyan eden bir çocuk, âsi bir eşkiyâdan farksızdır. Bir çocuğun büyüdükten sonra, ana ve babasını üzmesi, eziyet etmesi, Allahü teâlânın gazâbına sebep olur. Ana-babanın ve hocanın günaha sokacak emirlerine itaat lâzım değildir. Fakat, hiçbir zaman ve hiçbir sebeple, anaya babaya sert, kaba ve yüksek sesle söylemek câiz değildir. Ana babası günah işleyen kimse, bir kere nasihat eder, kabul etmezlerse susar. Onlara, duâ ve istiğfar eder.
Ana-babanın eziyetlerine katlanmalı ve sabretmelidir. Ana-babaya, kayın vâlide ve kayın pedere hürmet ve hizmet birinci vazife olmalıdır. Ana-babayı ve kendisi ile evlenmek haram olan akrabayı ziyâret etmek vâcipdir. Terk etmek ise, günahtır. Onların, ziyâretle, selâmla, mektupla gönüllerini almalı, yardım etmelidir. Bunların sırası şöyledir: Ana, baba, evlat, dede, nine, erkek ve kız kardeş, amca, hala, dayı ve teyzedir. Bunlardan sonra onların çocukları, daha sonra da nikâhla akraba olanlar, en sonra da komşulardır.
Vefât etmiş olanlara, duâ edip Allahü teâlâdan af ve mağfiret dilemeli, hayır hasenât yapıp, sevaplarını onların ruhuna hediye etmelidir.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE