TARİH HAÇOVA ZAFERİ (I)
12 Ekim 1596’da, III. Sultan Mehmed Hân’ın kumandasındaki Osmanlı ordusu, Kuzeydoğu Macaristandaki Eğri kal’asını,Almanlardan almıştı. Bunun üzerine, Almanya İmparatoru, kardeşi Arşidük Maximillien’in başında bulunduğu büyük bir orduyu, Türkler’in üzerine gönderdi. 25 Ekim Cuma günü, iki ordu, Haçova sahrâsında karşı karşıya geldi. 26 Ekim sabahı, her iki ordu, savaş düzenine girdi ve birbirine yaklaşmaya başladı.
Büyük meydan savaşı, Alman taarruzuyle başladı. Türk ordusu, bu taarruzla sarsıldı. Almanlar, Türk merkezine derinlemesine girdiler. Arşidük Maximillien’in emrine karşı olarak düşman askeri, Türk merkezindeki çadırları yağmalamaya başladı. III. Mehmed Hân geri çekildi ve otağına girdi. Padişah, Otağ-ı Hümâyûn’unda, sırtına hazret-i Peygamber’in hırkasını giymiş, eline mızrağını almış, duâ ediyordu. Otağ’a giren Sadrâzam İbrâhim Paşa, III. Mehmed’in duâsını yarıda kesti. Derhal geriye çekilmesinin gerektiğini, askerî bir taktik olarak bildirdi. Esir düşerek bütün Türk Devletinin başını büyük bir belâya sokmak istemeyen III. Mehmed Hân, geri çekilmeye hazırlanıp atına bindi. Tam bu sırada, Padişahın hocası Sâdeddin Efendi, hükümdarın atının gemlerine yapıştı: “Padişâhım, dedi; nereye gidersiniz? Cengin hâli budur, hâtır-ı şerîfinizi hoşça tutun. Lâzım olan, yerinizde Sâbit ve ber karar olmaktır. Peygamberimiz’in mu’cizeleriyle, nusrat-ı zafer bizdedir!”
(Devamı yarın)
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE