Untitled Document

MANZUM MENKÎBE YANMAYACAK ELLER

Halîfe Hârûn Reşid , Ebû Yûsuf birlikte,
Dâvûd-i Tâi’nin bir gün evine gittikte,

Dâvûd uzunca tuttu, Halîfenin elini,
İyice tetkik etti, sağa sola çevirdi,

Dedi: (Ne kadar zarîf, ne kadar nâzik bir el,
Elbette yanmayacak, ellerden ise eğer!)

Dâvûd’un bereketli, bir güzel sohbetinde,
Her ikisi eridi, gözyaşları içinde.

Ayrılırken Hâlîfe, bir kese altın verdi,
Fakat Dâvûd almadı, şöyle özür diledi,

Dedi: (Evimi sattım, parası yeter bana.
Bu Helâl para için, ricâ ettim Allaha.)

Dedim: “Yâ Rab! Bu para erince nihâyete,
Ömrüm de sona ersin, gideyim âhırete.”

Ayrıldı misâfirler, aradan aylar geçti,
Ebû Yûsuf, beylerden, birine şöyle dedi:

(Dâvûd-i Tâi bugün, eyledi Hakka vuslat.)
Gittiler gördüler ki, ölmüş idi hakikat.

Dediler; (Nerden bildin, Dâvûd’un vefâtını?)
Ebû Yûsuf dedi ki: (Sattığı ev parasını,

Günlük sarfına böldüm, dediğim gün bitmişti,
Bittiği gün ölmeyi, Haktan talep etmişti.)



- Yemek : Mercimek Çorbası, Patlıcan kebabı, Salata, Aşure

Featured Image 01