ŞANLI TARİHİMİZ OSMANLI ADALETİ
Fatih Sultan Mehmed Hân devrinin altın yılları...
Konyalı bir tüccar, kumaş siparişi vermiş. Venedikten gemiye yüklenen kumaşlar, İstanbul’a doğru yola çıkmış. Fakat gemi batmış. Parasını alamıyan Venedikli tüccar, Konya Kadısı’na başvurmuş:
-Ben vazifemi yaptım. Malları gemiye yükledim. paramı isterim!
Konyalı tüccar ise:
-Kadı hazretleri!.. Ben ise, sipariş ettiğim malları almış değilim. Bu vaziyette para ödemem mümkün değildir!...
Konya Kadısı (Hârim) hükmetmiş:
-Venedikli siparişi gemiye yüklemiştir. Geminin batıp batmaması, onun elinde değil, ancak Yüce Allah’ın takdiriyle vuku’ bulur. Venedikli davacı, kumaşların parasını alacaktır...
Ümit etmediği bu adâlet karşısında İtalyan tüccar demiş ki:
-Bizim de ticaret kanunlarımız vardır. O kanunlar da, adâletin yerine getirilmesi için konulmuşlardır. Fakat hiçbir Venedikli Hâkim, haklı da olsa bir Müslüman için, bir Hıristiyanı, mahkûm etmez!
Kelime-i şehâdet getirerek Müslüman olmuş.
S. İrfan Atagün
ZEKA BULMACASI
TÜTÜN+ÇAY=TEKEL
TUĞLA+HARÇ=DUVAR
Gördüğünüz toplama işlemlerinde her harfe bir rakam vererek, işlemleri yapınız?
(Cevabı yarın)
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE