Untitled Document

MENKIBE ÖPÜLEN EL

Seyyîd Ahmet Rufâi hazretleri, büyük bir fıkıh, hadis ve tefsir âlimi olduğu gibi aynı zamanda da evliyânın büyüklerindendir. Sohbet ederken, uzakta olanlar da yanında olanlar gibi sesini duyardı Pek çok kerâmetleri görülmüştür.
Bir sene, hac dönüşü Medine-i Münevvere’de Peygamber efendimizin türbesini ziyâret ederken şu meâldeki şiiri okudu:

Uzaktık, toprağını öpmek için efendim,
Kendim gelemez iken, rûhum vekil ederdim.

Şimdi seni ziyaret nimeti oldu nasib,
Ver mübârek elini, dudağım öpsün Habib.

Bu şiir bitince, orada bulunanların şaşkın bakışları arasında, Peygamber efendimizin kabrinden mübârek elleri görüldü. Seyyid Ahmed Rufâi hazretleri bu mübârek eli tâzim ve hürmet ile öptü. Bu kerâmeti pek meşhur olup, dilden dile günümüze kadar gelmiştir.
(İslâm Alimleri Ansiklopedisi: 6/85)

FIKRA      BİLMUKABELE
Aksi huylu bir profesör, hanımıyla akşamüstü gezintisine çıkmıştı. İkidebir öğrencilerine rastladıkça, selamlarına karşılık
- Bilmukabele diyordu.
Hanımı dayanamadı sordu:
- Niye boyuna bilmukabele diyorsun?
Profesör gülümseyerek açıkladı:
- Ben de talebelik ettim, dedi. Bana selâm verirken içlerinden ne dediklerini çok iyi biliyorum.



- Yemek : Kabak dolması, Peynirli börek, Muhallebi

Featured Image 01