HİKÂYE........“KAZ GÖNDERSEM YOLARMISIN” (I)
Osmanlı Padişahlarından II. Mahmud Hân, yanına vezirini alarak, kıyafetini değiştirip şehri gezmeye çıkar. Kış mevsimi olduğu için, lâpa lâpa kar yağmaktadır. Şehrin dışında yolun yan tarafında intiyar bir adamı ev yapmaya çalışırken görürler ve Padişâh adama acır ve başka bir yolla yardım etmek ister, ve der ki:
–Selâmünaleyküm ey Pîri Perver.
İhtiyar selâmı alır ve cevap verir:
–Ve aleykümselâm Serdâr–ı Cihân.
–Altıyı ne yaptın?
–Altıyı altıya kattım yetmedi.
–Bari er olsaydın.
–Oldum ama, el aldı.
–Sana bir kaz göndersem yolarmısın?
–İşin erbabıyım. Tüyünü bile bırakmam.
Padişahla Veziri arabaya binerler ve oradan ayrılırlar. Saraya gelince Padişah Vezirine
–Ben o adamla ne konuştum? diye sorar.
Vezir kekeler ve cevap veremez.
“Bana böyle vezir gerekmez, sana iki saat mühlet. Ne konuştuğumuzu öğren ve bana anlat!”
Vezir, korku ve üzüntü içinde, derdini saraydakilere anlatır. Fakat hiç kimse derdine çâre bulamaz. O zaman vezir, “Ben de o ihtiyarı bulur, kendinden öğrenirim.” Ve yanına altın ve değerli mücevherat alarak ihti–
(Devamı yarın)
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE