Untitled Document

SOHBET.........................................BELÂLARA SABIR

Peygamber efendimizin, oğlu İbrahim, hicretin sekizinci senesinde 1,5 yaşında vefât etti. Hasta iken Resûlullah onu kucağına aldı ve mübârek gözlerinden yaş aktı. Vefât edince de buyurdu ki:

“Yâ İbrâhim, ölümüne çok üzüldük. Gözlerimiz ağlıyor. Kalbimiz sızlıyor. Fakat Rabbimizi gücendirecek bir şey söylemeyiz. Allahü teâlânın emri ile kalemin levh-i mahfûzda ilk yazdığı şey şudur:

Ben Allahım. Allahtan başka ilâh yoktur. Muhammed aleyhisselâm benim kulum ve Peygamberimdir. Kim benim kazâ ve kaderime rızâ gösterir, belâlara sabreder, ni’metlerime şükrederse, onu sıddîk olarak yazarım ve sıddîklarla birlikte kıyâmet gününde onu haşreder ve Cennetime koyarım. Kim kazâ ve kaderime inanmaz, belâlara sabretmez, gönderdiğim ni’metlerime şükretmezse, benim mülkümden çıksın, kendisine benden başka bir rab arasın.”

(İslâm Âlimleri Ansiklopedisi:5/290)

FIKRA      ŞİMDİKİ KOMŞULUK
Ayşe ile Selma birbirine girmiş kavga ediyor, odanın altını üstüne getiriyorlardı. Anneleri görünce azarladı:
- Ne yapıyorsunuz öyle?
Tozu dumana katmışsınız!
Ayşe cevap verdi:
- Evcilik oynuyorduk anneciğim. Şimdi kavgasız komşuluk mu kaldı?

 



- Yemek : İşkembe çorbası, Biber dolması, Şekerpare

Featured Image 01