MANZUM MENKÎBE ALTI AKÇE (II)
O kişi selâm verip, Allahın arslanına,
Dedi ki: ( Yüz akçeye, satarım bunu sana.)
“Şimdi param yok” dedi, cevaben o kimseye,
O dedi: (Paran yoksa, veririm veresiye.)
Aldı hazret-i Ali, deveyi o kimseden,
Rastladı başkasına, bir kaç adım gitmeden.
O da suâl etti ki: (Bu deve satılık ise,
Peşin üçyüz akçeyi, vereyim şimdi size.)
Üçyüz akçeyi alıp, deveyi verdi ona,
Geldi Resûlullahın, mübârek huzûruna.
Sordu Allah Resûlü, hemence şu suâli,
(Deveyi kimden alıp, kime sattın yâ Ali?)
Edebinden sustu ve, başını eğdi öne,
Alahın peygamberi, buyurdu ki kendine;
(Yâ Ali, Cebrâil’di, deveyi sana satan,
Sonra da İsrafîl’di, deveyi senden alan.
Cennetten getirdiler, deveyi senin için,
Görünmez ihsânıdır, bu sana Rabbimizin.
Yardım ettiğin için, o borçlu müslümana,
Bire elli hasene, ihsân edildi sana.)
BİLMECELER
NEDİR
1
Sarı sarı içinde,
Sarı zarfın içinde,
Oniki bir kardeş,
Bir birinin içinde.
2
Ben giderim o gider,
Üstümde gölge eder.
3
Gökten iner iplenir,
Yerde gezer bitlenir.
CEVAPLAR: 1-Portakal, 2-Şemsiye, 3-Yağmur.
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE