Untitled Document

MANZUM MENKÎBE ALTI AKÇE (I)

Bir gün hazret-i Ali, gelince hânesine,
Şöyle arz eylemişti, Fâtıma kendisine;

(Kalmadı hânemizde, yiyecek bir nesnemiz,
Şu “altı akçe” ile, bir şey alıp gelseniz.)

Çıktı evden pazara, gördü iki müslüman,
Biri sıkıştırırdı, diğerini durmadan;

Altı akçe borcum var, ya hakkımı ver benim,
Ya da yürü hemence, mahkemeye gidelim.)

Zaten altı akçesi, mevcut idi o zaman,
Verip borçlu kimseyi, kurtardı sıkıntıdan.

Oradan döndü eve, buyurdu; (Ey Fâtıma! 
Hiç bir şey alamadan, eli boş döndüm, ama,

Senin vermiş olduğun, altı akçe ile ben,
Kurtardım bir mü’mini, biraz önce hapisten,)

Dedi; (Ellhamdülillah, ne güzel iş yapmışsın,
Çâresiz bir mü’mini hapisten kurtarmışsın.)

Çıktı sonra hazret-i Peygamberi görmeye,
Mübârek ayağının, tozuna yüz sürmeye.

Bu sefer gördü yolda, yabancı bir kimseyi,
Tutardı eli ile, besili bir deveyi.



- Yemek : Yayla çorbası, Kızartma, Yoğurt, Revani

Featured Image 01