Untitled Document

MANZUM MENKIBE AKILLI HİZMETÇİ

Bir gün hükümdar Me’mun, gelerek odasına,
Öğle yemeği için, oturdu sofrasına.

Hizmetçisi çabucak getirerek çorbayı,
Tam sofraya koyarken, birden kaydı ayağı.

Döküldü sıcak çorba Me’mun’un üzerine,
Hiddetlendi, köpürdü, birden hizmetçisine,

Kalkıp hizmetçisini, paylamak istemişti,
Lâkin zekî hizmetçi, bunu hemen sezmişti.

Arz etti ki: (Efendim, hiç acele etmeyin
Dînin emrine göre, lütfen amel eyleyin.!

Kur’ân-ı kerîminde, buyurdu Hak teâlâ,
“Takvâ sâhibi kullar, öfkelenmezler asla.”)

O an hükümdar Me’mun, memnun oldu bu sözden,
Dedi: (İşte ben dahi, öfkemi yuttum hemen.)

Hizmetçisi dedi ki: (Âyetin devâmı var,
Kusurlu insanları, affeder hemen onlar.)

Hizmetçinin su sözü, çok memnun etti onu,
Dedi: (Ben de affettim, senin bu kusurunu.)

Devam etti hizmetçi, dedi ki: (Hükümdarım,
Lütfen şu âyet’e de, uymanı arzûlarım.

Şöyle buyuruluyor, bu âyette, devamla;
“İyilik edenleri, çok sever Hak teâlâ.”)

Daha çok memnun oldu, onun bu ikâzına,
Bir kese altın alıp, hediyye etti ona.



- Yemek : Düğün çorbası, Güveç, Pirinç pilavı

Featured Image 01