FIKRA BAŞINI UNUTMASIN
Riyâkârın biri, Hoca’yı her gördüğünde, diller dökerek evine da’vet edermiş. Hoca, ne bilsin herkesi kendisi gibi içi dışı bir sanır.
Birgün, yolu o tarafa düşmüş de; “Hazır gelmişken, bir gönül alayım!” deyip kapısını çalmış; seninkinin başı pencerede bir görünmüş, bir gayb olmuş, Hoca; “Kapıya koştu her halde!” diye beklerken, karşısında hizmetkârı bulmuş, efendisinin ta’limâtı icabı;
- Hoş geldiniz, ayağınızın türâbı olayım demiş. Bizi de adamdan sayıp zahmet ettiniz amma, ağa biraz evvel çıktı!
- Ya, öyle mi?... Ne yapalım, sağlık olsun!. Yalnız, efendine selâm söyle, demiş. Bir daha dışarı çıkarken, başını içeride unutmasın!.
ŞİİR... YAVRUMA
Badem gözlerini kısıp da öyle,
Acı acı, bakma yüzüme yavrum.
Ne olursun susma, birşeyler söyle,
Şimdi yaş dolacak, gözüme yavrum!...
Gerçekten ayrılık, zormuş ölümden,
Bir çiçek solup da koptu gönlümden,
Şu yırtık resmin hiç düşmez elimden,
Ben seni bağladım özüme yavrum!...
Ben bir babayım, sende bir evlatsın,
Ben bir can olunca, sen de canansın,
Bir gün olur ileride sen de anlarsın,
Hak vereceksin bu sözüme yavrum!...
O güzel gözlerine değmesin nazar,
Sana olan sevgim sonsuza kadar,
Ben çok uzaktayım, ama biri var,
Koy başını annenin dizine yavrum!...
ŞİİR .................Suzan Kurt ANNEME
Ne olur dön artık gurbetten yeter,
Hasret yüreğimde bir sancı gibi.
Kokun burcu burcu burnumda tüter;
Sensiz herşey bana yabancı gibi...
Hani dönecektin göçmen kuşlarla,
Baharla gelmiştin, gittiğin kışlarla,
Her akşam beklerim yakarışlarla,
Ümidsiz yolunu, bir hancı gibi...
Suzan KURT
Erkek : Medeni - Kız : Leyla - Yemek : Tarhana Çorbası, Domatesli yumurta, Makarna
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE