SOHBET...........................................................ÜMİT VE KORKU
Bir müslüman, daima ümit ile korku arasında bulunmalıdır. Yani, Allahü teâlâdan hem korkmalı hem de O’nun rahmetinden ümit kesmemelidir.
Hazret-i Ömer buyurdu ki:
“Eğer dense ki, Cennete yalnız bir kişi girecek o kimsenin kendim olduğunu ümit ederim. Yine dense ki, Cehenneme yalnız bir kişi girecek, o kimsenin de kendim olacağından korkarım.”
FIKRA TABUT HAZIRMIŞ
Hamza Efendi, çok tedbirli bir adamdır. Hizmetçisine de, dâima tedbirli davranmasını sık sık tenbih eder:
- Ben leb demeden, sen leblebi diyeceğimi anlayacaksın. Meselâ bu akşam misafirim var, dediğim zaman, yemek ve kahve hazır olacak.
Hamza efendi, bu minval üzerine yaşayıp giderken, bir gün hastalanır. Hizmetçisini çağırıp der ki:
- Hemen bir doktor çağır!
Hizmetçisi, “Başüstüne” deyip evden fırlar. Kısa süre sonra döner.
- Her şey tamam efendim, der. Doktoru çağırdım. Ayrıca, her ihtimâle karşı da cenâze teşkilâtına haber verdim.
Tabut yapımına başlandı. Mezarı da kazıyorlar.
Erkek : Kuddusi - Kız : Asuman - Yemek : Terbiyeli Çorba, Kuzu Kebabı, Ayran
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE