SOHBET..............(Dünden devam).............................ZEKÂT VERMEK
Malın hakîki sahibi, Allahü teâlâdır. Zenginler, O’nun vekilleridir. Kıyâmet ve Cehennem azâbına inanan zenginlerin, mallarının zekâtını, tarla mahsullerinin, meyvalarının uşrunu vererek, bu azaptan kurtulmaları lâzımdır.
Zekât, vermek Kur’an-ı kerîmin 32 yerinde, namazla birlikte emredilmektedir. Tövbe sûresi, 34. ve 35. âyetlerinde buyuruluyor ki:
“Malı, parayı biriktirip zekâtını, müslüman fakirlerine vermeyenlere çok acı azâbı müjdele!”
“Zekâtı verilmeyen mallar, paralar, Cehennem ateşinde kızdırılıp, sahiplerinin alınlarına, böğürlerine, sırtlarına mühür basar gibi bastırılacaktır.”
Hadîs-i şerîflerde de buyuruldu ki:
“Zekât vererek, malınızı zarardan koruyunuz!”
“Allahü teâlânın ihsan ettiği malın zekâtını vermeyenler, iyi ettiklerini, zengin kalacaklarını sanıyorlar. Halbuki, kendilerine kötülük yapmış oluyorlar. O malları, Cehennemde azap âleti olacak, yılan şeklinde boyunlarına sarılıp, baştan aşağı kadar onları sokacaktır.”
(Seâdet-i Ebediyye: 293)
Erkek : Salih - Kız : Süheyla - Yemek : Kabak Çorbası, Çoban Kavurması, Yoğurt, Kadayıf
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE