Untitled Document

TARİH OSMANLI HÂKİMİYETİ

Şurası hakikattir ki, İslâm milletlerine cihan hâkimi olma şuurunu biz aşıladık. Bunu sakın diğer müslüman milletlere üstünlük taslıyoruz şeklinde anlamayın. Altını çizerek söylüyorum. Bugün havrada, kilisede, İslâm denildiği zaman akla, Türk gelir. Çünkü Viyana kapılarına giden büyük devlet, bizim eserimizdir. Ve biz Viyana kapılarına sadece ordularımızla gitmedik. Adâletimizle gittik, hakkâniyetimizle gittik, medeniyetimizle gittik. Sokullu’nun İnebahtı felâketinden sonra, Venedik elçisine; “Bre habis! Bu devlet-i muazzama öyle bir devlettir ki, yelkenleri ipekten; seren direklerini altından yapar.” demesi övünme değildir. Çünkü aynı Sokullu, Türklerin elinde olan Orta Asya’da Don ve Volga’yı birleştirip Karadeniz’e uzatarak, Türk’ün en büyük ihtiyâcı olan Türk soyunu Osmanlı ile birleştirip, Cihân hâkimiyetini devam ettirmek dâvâsındaydı.

Şunu kafanıza iyi sokun: Osmanlı’nın hâkimiyeti döneminde niçin müstakil bir İsrâil devleti kurulamamıştır? Biz 1918’de, Osmanlı olarak tarih sahnesinden çekildikten sonra, evvelâ Yahudi yurdu kuruldu. Filistin’de, sonra da bugün, altını çizereksöylüyorum, dünyaya hâkim olan Müsevi devleti kuruldu. Bugün A.B.D. ni müseviler idâre ediyor. Ve orada da lobiler hâkimiyeti var.

Cemal Kutay

 



Erkek: Bünyamin - Kız: Nermin - Yemek : Sulu köfte, Bulgur pilavı, Cacık, Revani



Featured Image 01