MENKIBE HAZRET-İ NESÎBE
Hazret-i Nesîbe, Uhud harbindeki hâli, şöyle anlatır:
(Uhud harbinde, elimdeki kap ile müslüman gâzîlere su verirdim. Fakat, bir ara harbin şekli değişti. Düşman askeri, müslümanların arasına kadar gelmişti. Hemen su dağıtma işini bıraktım. Elime bır kılıç aldım ve düşmanın arasına daldım. Öyle şiddetli bir gün idi ki, tam on üç yerimden yaralanmıştım. Aldığım bu yaralardan birisinin tedâvisi, tam bir sene sürdü.
Beni bu şakilde yaralayan İbni Kamiyye denen birisi idi. Ben de ona, kılıcımla vurdumsa da, ika kat zırh giydiği için benim vuruşum, ona te’sir etmemişti. Resûlullah efendimiz, benim yaralandığımı görünce, oğluma hitâben (Annenin yarasını sar!) buyurdu. Yaram sarıldıktan sonra, Resûl-i ekremin önünde, O’nu muhâfaza için, oğlumla beraber çok harp ettik.
Resûlullah efendimize; “Yâ Resûlullah,duâ buyursanız da, ben ve âile efrâdım, Cennette sizin yanınızda olsak” deyince, Resûl-i ekrem ellerini kaldırarak; “Nesibe, kocası ve oğulları, Cennette benim yanımda olsunlar!” diye duâ etti. Bu duâyı işiten hazret-i Nesibe; “Bu duâdan sonra, başıma hangi sıkıntı ve belâ gelirse gelsin, hiç ehemmiyeti yoktur.” dedi.
“Uhud harbinden başka, Yemâme harplerine ve Müseylemetül- Kezzâb’ın öldürüldüğü harplere de iştirak ettim ve elimi bu harpte kaybettim.” dedi.
Erkek: Fatih - Kız: Şahika - Yemek : Mantı, Yaprak dolması, Tulumba Tatlısı
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE