Untitled Document

SOHBET İLİM İNSANI YÜKSELTİR

İmâm-ı Ebû Yusuf hazretleri şöyle anlatır:

Babam öldüğü zaman ben küçük idim. Annem, sanat öğrenmem için beni bir terzinin yanına verdi. Ben terziyi bırakıp, İmâm-ı âzâm hazretlerinin ilim meclisine devâm etmeye başladım. Uzun bir zaman geçince annem, hocama gelip dedi ki:

-Hoca efendi, geçiminiz yerinde fakat biz muhtâcız. Oğlumun geçimimizi temin etmesi için ücretle çalışması gerekiyor.

-Sen onu kendi hâline bırak. O, burada tereyağı, fıstık ve bâdem ezmesi yemesini öğreniyor. Ben onun kazanacağı parayı hergün vereceğim.
Bunun üzerine annem dönüp gitti. Ben ise daima hocamın yanında bulunur, hizmetinden ve meclisinden ayrılmazdım. Allahü teâlâ bana, ilimde çok şeyler nâsib eyledi. Daha sonra bana kadılık (temyiz reisliği) verdiler.

Bir gün, Abbâsi halifesi Harûn-i Reşit ile sofrada oturuyordum. Sofraya tereyağı, fıstık ve bâdem ezmesi getirdiler. Harun Reşit bana dedi ki:
-Bundan ye, her zaman bize böyle yemek vermezler.

Ben güldüm. Sebebini sordular, İmâm-ı âzâm hazretleri ile ilgili o hadiseyi anlattım. Hârûn-i Reşit “Gerçekten, ilim insanı yükseltir.” deyip hocama rahmet ile duâ etti ve “Hakîkaten, kalp gözü açık olup, dâima huzûr içinde idi. İnsanların baş gözü ile görmediklerini o, kalp gözü ile görürdü.” dedi.

(İslâm Alimleri Ansiklopedisi: 2/255)

 



Erkek : Mehmet - Kız : Münevver - Yemek : Yayla çorbası, Kıymalı Semizotu, Sütlaç



Featured Image 01