GÜNÜN TARİHİ - CENAZE MERASİMİ
Sultan II. Abdülhamid Hân vefât edince, Sultan Rêşad Hân büyük biraderi için saltanatta iken ölen padişahlara yapılan bir merâsim yapılmasını irâde etmiştir. Ancak O'nun cenâze merâsimini en mükemmel şekli ile millet yapmıştır. Târihçi Ahmed Refik merhûm, hünkârın Topkapı Sarayı'nda yapılan techîz ve tekfîni ile onu takiben defin merâsimini bir manzum güzelliği içinde anlattığı ve o zaman çıkmakta olan Vakit gazetesine beş altına sattığı yazısında:
''Sokaklar insandan görülmüyordu. Ayasofya önünde Sultan Mahmud türbesine kadar caddeye iki sıra asker dizilmişti. Ağaçlar, evler, pencereler, damlar, kadınlar, çoluk çocukla dolmuştu. Tramvaylar durmuştu. Tabut, acıklı ve müessir duâlarla, tekbîrler ve tehlîller ile ilerliyordu. Hassas kalbler bu hazin merâsime, bu müellim feryatlara, bu dînî ihtişâma karşı gözlerinin yaşardığını hissediyordu. Otuz dört sene hilâfet makamını işgâl eden Osmanlı Padişahının son merâsimi hürmetle îfâ ediliyordu...''
Tarık Buğra (Türkiye Gazetesi: 10.2.1988)
Erkek : İsmet - Kız : İffet - Yemek : Etli nohut, Nohutlu Pilav, Tahin-Pekmez
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE