MANZUM MENKIBE - SİNÂ ÇÖLÜ (I)
| Yavuz Sultan Selim Hân, düştü ordu önüne, | Sultanı böyle gören, vezir, bey ve kumandan, | |
| Daldı bir cesaretle, kızgın Sinâ Çölüne. |
Sonra da bütün ordu, indiler atlarından. | |
| Arkasından sel gibi, Osmanlı orduları, | Sultan Selim gâyetle, yavaş ilerliyordu, | |
| Aktılar dalga dalga, yok idi korkuları. |
Önüne bakarakdan, edeble yürüyordu. |
|
| Gündüzleri çok sıcak, çok soğuktu geceler, | Vezirler, kumandanlar, hepsi merak ettiler, | |
| Pâdişâhın peşinde, çölü yarı ettiler. |
Hasan Can'a gelerek, "Bunu öğren!" dediler. |
|
| Suları idareli az az kullanırlardı, | Hasan Can ilerleyip, Pâdişâhın peşinde, | |
| Namazları teyemmüm, ederek kılarlardı. |
Arz etti ki: (Sultanım, ordu merak içinde. |
|
| Selim Hân at üstünde, giderken birdenbire, | Hepsi size bakarak, atlarından indiler, | |
| Atı Karaduman'dan, sür'atle indi yere. | Derler ki, "Sultanımız, niçin yaya yürürler?" |
|
| Yer yüzünün en şânlı, hükümdârı bulunan, | ||
| Dünyayı, iki baş'a, fazla gören Selim Hân, | ||
| (Devamı yarın) | ||
Erkek : Halim - Kız : Halime - Yemek : Yumurtalı Ispanak, Peynirli Makarna, Portakal
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE