ŞİİR - ROBOT
| Robotlar devleşiyor, çağımızda bir panik. |
| Konuşmak, his ve duygu bile artık mekanik. |
| Herkes maddeye göre iyi programlanmış, |
| Koşuyor, koşuyorlar, kalpler "para"yla yanmış. |
| Kalplere sevgi girmez, sanki çelik bir kafes, |
| Su; aş ki o değil, petrol artığı; nefes, |
| Güven ki; neye güven? Servete, mala, mülke, |
| Halbuki, atomların gölgesinde her ülke... |
| İşte teknik; insanın devleştirdiği robot. |
| Dünyamızı sıkıyor çelik kollu ahtapot. |
| Bu robot dünyamızdan saadeti kovacak. |
| Bu robot ki gün gelip kâşifini boğacak. |
| Ahmet Mahir Pekşen |
BİLMECELER
| 1-Atlayarak yürür, |
| Patlayarak ölür. |
| 2-Üstü tahta, altı taş, |
| Sekiz ayak iki baş. |
| 3-Kabuğu var, içi yok, |
| Dayak yer, suçu yok. |
| 4-İçi taş, dışı taş, |
| Ha dolaş, ha dolaş. |
| 5-Hak teâlânın işi, |
| Tepesindedir dişi. |
| CEVAPLAR: 1-Pire, 2-Düven, 3-Davul, 4-Minare, 5-Haşhaş. |
FIKRA - FAZLA MESAİ
Lütfi Bey yaşlı birmemurdu. İş sırasında arada bir kestirmesiyle tanınırdı. Bir akşam, nasılsa masasının başında uyuyakaldı.
Bir süre sonra gelen temizlikçi kadın:
- Kalkın Lütfi Bey dedi. Saat yedi oldu.
- Vay canına, diye söylendi. Demek bir buçuk saat fazla mesâi yapmışım.
Erkek: Bilâl - Kız: Mücella - Yemek : Zeytinyağlı barbunya, Lahana Sarması, Muhallebi
Uluslararası Kamerî Aybaşları ve Hicrî Takvîm Birliği Kongresi 28 - 30 MAYIS 2016 / İSTANBUL - TÜRKİYE